Akad Dönemi Dinsel Dili, Akad devletinde din dili, Akad tanrılar

2009-10-24 18:52:00
Akad Dönemi Dinsel Dili

 

   “İ.Ö.2300’de Sargon yönetimi altında yükselme dönemine geçtikten sonra Akadlar, Mezopotamya’da bölgenin kültürel, siyasal öncüleri olarak Sümerlerin yerine geçip egemenlik kazanmışlardı.”  Başkent Babil’i kurmuş, Babil İmparatorluğunu oluşturmuşlardı. Babillilerin Akad dili tüm bölgenin en etkili dili olmuştu. Sümer dili Babil diline girmişti.

   Dinsel inançlar Sümer diliyle yürütülüyordu.

   Romanın Katolik Kilisesi Latince’yi nasıl kullandıysa Babillilerde dinsel dizgelerde Sümerceyi kullanıyorlardı. Akadca dili dinsel dil değildi. Akadların dinsel dili Sümerceydi.

  İşte o zamanlardan güçlü olan bu gelenek tüm Mezopotamya’ya ve Anadolu’ya egemen oldu. İlk defa Sümer din dili buralarda egemen olunca Dersimli Dımılilerde de bu inançlar yaygınlaşmaya dönüştü. Tanrıça adları iç içe girdi. İ.Ö. 1600’de Kissiler, Babillileri egemenlikleri altına aldılar. Babilli Kadın Tanrıçaların da yeri yavaş yavaş erkek Tanrılara bırakılıyor en baş erkek Tanrı Marduk oluyordu. Tarihte Mısırlılardan da en uzun süre ana yanlı, ana soylu dizgeleri yaşatan ve koruyan Anadolu’daki Likyalılar olmuştu. Daha M.Ö. 49’da Diodoros Sicilus-Sicilyalı Diodoros-,Likyalılarla ilgili şöyle yazıyordu; Onlar Ana yanlı, ana soylu yapılarını en uzun süre koruyanlardı. Heredot ise: Bir Likyalıya kim olduğunu sorun, size kendi adını, anasının adını ve anasının soyunu söyleyerek yanıt verecektir diye açıklamaktadır. Yine o dönemleri yaşamış Nikolas ise; Likyalılar analarının adını alır, malları oğullarına değil kız çocuklarına geçer diye yazıyor. Dersimli bir Dımıli olan Herakles ise Likyalıları; eskiden beri kadınlar tarafından yönetilmişler, diye anlatmaktadır.

   Tarihte bu döneme dek gelen ana yanlı soy örgütlenmelerini ilk defa yıkanlar Akadlıların saldırıları  olmuştur. Ana yanlı, ana soy örgütlenmelerinin yıkılması, Kadın Tanrıça inançlarının sonunu getirmiştir. Akalıların saldırılarından sonra Anadolu’yu istila eden Dor saldırıları ilk defa erkek egemen soy örgütlenmelerini beraberinde doğurmuştu. Süreçte Kadın Tanrıçaların saygınlıklarının sona erdirilmesi, erkek tanrıların egemen hale gelmelerini doğurmuştur. “İ.Ö. on üçüncü yüzyıldaki Akha saldırıları ana yanlı soy geleneğini ciddi biçimde zayıflatmıştır. İkinci bin yılın sonlarına doğru Dorlar geldiğinde baba yanlı soy egemen olmuştur” Bu süreçte Yunanistan’da ki Zeus, Roma’da, Jüpiter olmuştur. Hera Tanrıçanın artık burada ki yeni kocası Zeus, Ege’de-Efes’te ki Artemis (Diana) en ünlü tapınaklardı.

   Dersim de Dımılılerin ise bu dönemler en etkili tanrıçası, Fırtına Tanrısı Taru idi. Kadın Tanrıçaların toplumsal konumu özellikle kabile içindeki yeri son derece yüksek ve saygın iken artık bu süreçlerden başlayarak erk ve yetkileri kapanıyor ve yerini erkek tanrılar alıyordu.

   Musa’nın zamanında -M.Ö.1320’lerde- On Emirle, kadını kocanın mallı sayıyordu. Artık kadının yetkinliği bitiyordu. Erkek Tanrı Marduk bu dönemlerin tanrısıdır. Marduk, Kadın Tanrıçayı Babil’de öldürmüştür. Ve erkek üstün konuma gelmiştir.

  Bilge, erdem ve göklerin, yerin sahibi en yüce varlık olan kadın tanrıçaların bu dönemden sonra görevleri-yetkileri- erkek tanrılar tarafından ele geçirilmişti  Kadın tanrıçalar aşağılanmış, küçültülmüş, hakarete uğratılmış böylelikle, saygınlıkları, yetkileri, bilgelikleri, erdemlikleri yok edilmiştir. Dersim Dımılilerinin Fırtına Tanrıçası Taru’da (Taru Dersim dilinde karanlık, gece anlamında bu günde kullanılmaktadır) pek çok söylencelerde olduğu gibi, karanlık ve kötülükle birleştirilmiştir.. Korku salan, kötülük yapan “ateş salan” biri olarak görülmüştür.

   Erkek tanrılar ilk defa bu süreçte ululanmışlardır.

   Kadın tanrıçalar “ateş salan” kötülük yaratan olarak görülürlerken, erkek tanrılar, ışık salan ve ışığın temsilcisi, “ışığın oğlu” kabul edilmişlerdir. Bütün bunlar kadın egemenliğinin sonunu getirmiştir.

 

33
0
0
Yorum Yaz