6.sınıf -fen ve teknoloji-canlılarda üreme -hareket kuvvet -madd

2010-10-08 13:13:00

KONU : 1                          Başkalaşım Geçiren Hayvanlar
 

Bazı canlılar dünyaya geldiklerinde ana canlıya benzerken bazıları da benzemezler. Ana canlıya benzemeyen canlılar gelişim dönemleri boyunca başkalaşım geçirerek ana canlıya benzer hale gelirler.
Kurbağaların ve böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra yapısal değişikliğe uğrayarak ana canlıya benzer hale gelmesine başkalaşım denir. (Kurbağaların ve böceklerin yumurtadan çıktıktan ergin hayvan oluncaya kadar geçirdikleri gelişim evrelerinin hepsine birden başkalaşım denir).
***Kurbağalar ve eklem bacaklılardan böcekler, başkalaşım geçiren hayvanlardır.
1- Kurbağalar :
• Larva döneminde suda solungaç solunumu, ergin dönemde karada deri ve akciğer solunumu yaparlar.
• Yumurta ile çoğalırlar.
• Yavru bakımı görülmez.
• Dış döllenme görülür.
• Gelişimleri sırasında başkalaşım geçirirler.
• Yavrularını sütle beslemezler.
• Kalpleri üç odacıklıdır.
• Kirli kan akciğerlerde temizlenir.
• Kalplerinde temiz ve kirli kataşırlar. (Vücutlarında kirli ve temiz kan dolaşır).
• Nemli bölgelerde yaşarlar.
• Soğukkanlı canlılardır.
 
 
• Kurbağadaki döllenmiş yumurta hücresinin gelişmesi sonucu larva oluşur.
• Balığa benzeyen larvalar gelişerek iribaş olur.
• Zamanla iribaş büyüdükçe önce arka bacaklar, sonra ön bacaklar çıkar ve en sonunda kuyruk kaybolur.
• Bundan sonra genç yavru kurbağa oluşur. Yavru kurbağa da gelişerek ergin kurbağa haline gelir.
Kurbağanın gelişimi sırasında geçirdiği başkalaşım evreleri sırayla;
Yumurta → Larva → İribaş → Yavru Kurbağa → Ergin Kurbağa



İpek Böceğinin Gelişim Dönemleri (Başkalaşım Evreleri) :
• İpek böceği salgıladığı yapışkan bir maddeyle (iplikle) yumurtalarını birbirine
bağlayarak etrafa dağılmalarını önler.
• Tırtıl, yumurtaların gelişebilmesi için salgıladıkları iplikle kendilerine koza örmeye başlarlar. (Tırtıl bunu 3 – 4 günde örer).
• Yumurta olgunlaşınca tırtıl oluşur.
• Tırtılın ergin hale gelinceye kadar geçirdiği uyku dönemine pupa denir.
• Pupa dönemi sonunda koza yırtılır ve kelebek oluşur.
İpek böceğinin gelişimi sırasında geçirdiği başkalaşım evreleri sırayla;

 
Yumurta → Tırtıl → Erken Pupa → Genç Pupa → Kelebek

 

KONU :2                                      Döllenme çeşitleri


A-DIŞ DÖLLENME:
Yumurta ve spermin birleşmesi vücut dışında gerçekleşir.
 Sadece suda yaşayan canlılarda görülür(balık,kurbağa ve semender..)
 Döllenme şansını artırmak için çok sayıda yumurta ve sperm oluşturulur.
Yavru bakımı yoktur
Çiftleşme organı yoktur

B- İÇ DÖLLENME:
 Yumurta ve spermin birleşmesi dişinin vücudunda olur

 

 Karada yaşayan canlılarda ve suda yaşayan bazı canlılarda görülür.(balina ,yunus,köpek balığı,fok..)
 Yavru bakımı görülür(kuş memeli)
 Oluşan yumurta sayısı az sperm fazladır
Döllenmeden sonra zigot,embriyo ve canlı oluşur.

BAŞKALAŞIM: böcek kurbağa gibi bazı canlılarda yumurtadan çıktıktan sonra, gelişim dönemlerinde değişikliğe uğrayarak atalarına benzer hale gelmedir.

 

Kelebeklerde gelişme ve büyüme:
Erkek ve dişi hayvanların çiftleşmesiyle döllenme olur.(iç döllenme)
 Dişi yumurtaları oluşturur
 Yumurtadan kurtçuklar çıkar
 Kutçuklar tırtılı ,tırtılda gelişerek kelebeği oluşturur.
 

KONU :3                                      CANLILIK HÜCREYLE BAŞLAR :

1
- Canlıların Ortak Özellikleri :
Çevremizdeki varlıklar canlı ve cansız varlıklar olarak iki grupta toplanırlar.
Cansız varlıklar katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşur.
Canlı varlıklar insanlar, hayvanlar ve bitkilerden oluşur. Canlı varlıkların tamamında görülen özelliklere canlıların ortak özellikleri denir. Bütün canlılarda görülmeyen özellikler ise ortak değildir. (Fotosentez yapma, yer değiştirme, iskelete sahip olma…).

Canlıların Ortak Özellikleri Şunlardır ;
1- Hücrelerden oluşma.
2- Beslenme.
3- Büyüme ve gelişme.
4- Hareket etme.
5- Solunum yapma.
6- Boşaltım yapma.
7- Çoğalma yani üreme.
8- İrkilme yani tepki verme.


2- Hücrenin Yapısı ve Görevleri :
Bir canlıyı oluşturan en küçük yapı birimine hücre denir. (Bir canlının canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir).
Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir hücreden, bazıları da çok sayıda hücreden oluşmuştur. Her canlıyı oluşturan hücrelerin sayısı ve büyüklüğü aynı değildir. Canlıyı oluşturan hücrelerin görevlerine göre şekli ve büyüklüğü farklı olabilir. (Bilinen en küçük hücre, bakteridir. En büyük hücre deve kuşu yumurtasının sarısı, en uzun hücre de yaklaşık 1 m uzunluğunda olan sinir hücreleri örnek olarak verilebilir).
Hücre gözle görülemeyip mikroskopla incelenir. Mikroskopla canlıları ilk inceleyen bilim adamı Lövenhuk’ tur. (16.yy da terzilik yaparken büyüteçte kumaşları incelerken mikroskobu bulmuştur). Lövenhuk incelediği göl suyunda tek hücreli canlıları görmüştür.
Hücre ilk defa 1665 yılında İngiliz bilim adamı Robert Hook tarafından bulunmuştur. Robert Hook şişe mantarını incelerken gördüğü boş odacıklara (bal peteği şeklinde) hücre adını vermiştir.

a) Hücre Sayısına Göre Canlı Çeşitleri :
Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir hücreden, bazıları da çok sayıda hücreden oluşmuştur. Bu nedenle canlılar hücre sayısına göre tek hücreli canlılar ve çok hücreli canlılar olarak iki grupta toplanırlar.

1- Tek Hücreli Canlılar :
Tek bir hücreden oluşan canlılara tek hücreli canlılar denir. Bakteriler, amip, mantarlar, öglena, terliksi hayvan (paramesyum) ve mavi – yeşil algler tek hücreli canlılardır.

2- Çok Hücreli Canlılar :
Çok sayıda hücreden oluşan canlılara çok hücreli canlılar denir. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler çok hücreli canlılardır. Çok hücreli canlılarda dokular bulunur).

b) Hücre Çeşitleri :
Hücreler gelişmişlik düzeyine göre prokaryot (ilkel) hücreler ve ökaryot (gelişmiş) hücreler olmak üzere ikiye ayrılır.

1- Prokaryot (İlkel) Hücreler :
En basit yapılı hücrelerdir. Prokaryot hücrelerde çekirdek zarla çevrilmemiştir ve kalıtsal madde (DNA) sitoplazma içinde dağınık haldedir. Prokaryot hücrelerde hücre zarı, sitoplâzma ve zarsız organel olan ribozom bulunur. Ribozom dışında organelleri bulunmaz. Bakterilerin ve mavi – yeşil alglerin (su yosunlarının) hücreleri prokaryot hücredir.

2- Ökaryot (Gelişmiş) Hücreler :
Çekirdeği ve organelleri zarla çevrilmiş olan hücrelere ökaryot (gelişmiş) hücreler denir. Ökaryot hücreler hücre zarı, sitoplâzma ve çekirdek olmak üzere üç kısımdan oluşurlar.
Bazı tek hücreli canlıların, mantarların, bitkilerin, insanların ve hayvanların (çok hücreli canlılar) hücreleri ökaryot hücredir.

c) Hücrenin Görevleri :
Canlıların yaşamlarını sürdürebilmek için yaptığı beslenme, solunum, dolaşım, boşaltım, sindirim, üreme, büyüme, gelişme, gibi faaliyetlere yaşamsal faaliyetler denir. Canlılarda gerçekleşen yaşamsal faaliyetlerin tamamı hücre tarafından yapılır. Yani hücrenin görevi, yaşamsal faaliyetleri gerçekleştirmektir.


d) Hücrenin Yapısı :
Hücre dıştan içe doğru hücre zarı, sitoplâzma ve çekirdek olmak üzere üç kısımdan oluşur.



 

KONU :3

2.hafta: Sperm yumurtayı deler, meydana gelen canlıya zigot adı verilir.3-4 gün içinde de rahime yerleşir.


4.hafta:

Embriyo döllenme gerçekleşene kadar(yaklaşık 48 saat) rahimde serbest bir şekilde yüzer. Döllenmeyle birlikte anne ile ilişki de başlar.
 

6.hafta:


Embriyo 5 mm. civarındadır.İlk kalp atışları başlamıştır.Baş,ağız,karaciğer ve bağırsaklar şekillenmeye başlar.

10.hafta:



Embriyo 2,5 cm. civarındadır. Yüzdeki organlar,yumuşak baş, ayak parmakları belirginleşmeye başlar.Sinir sistemi ve birçok iç organ çalışmaya başlar.
 

14.hafta:


Fetüs 7,5 cm. civarındadır.Kaslar gelişmeye cinsel organ biçimlenmeye başlar. Gözkapakları,el ve ayak tırnakları oluşur.Fetüsün anlık hareketleri gözlemlenebilir.

18.hafta:



Fetüs 12,5 cm. civarındadır.Bebek gözlerini kırpıştırır,ellerini ve ağzını oynatabilir.Kıllar ve saç oluşmaya başlar.

22.hafta:


 

Fetüs 225 gr. ve 25,5 cm. civarındadır.Ter bezleri gelişir ve ten rengi transparandan opak renge döner.


26.hafta:



Fetüs nefes alıp gaz çıkarabilir ve ağlayabilir.Gözler tamamen oluşmuştur.Dilde tat alma tomurcukları oluşmuştur.Doğduğu takdirde %50 yaşama şansı vardır.

30.hafta:



Erken doğum halinde bebeğin yaşama şansı çok yüksektir.Prematüre olarak adlandırılır.


40.hafta:



 

KONU :1                                      YAŞAMIMIZDAKİ SÜRAT

YAŞAMIMIZDAKİ SÜRAT
1- Hareket
2- Yörünge
3- Sürat
4- Hareket Çeşitleri
5- Hareket Enerjisi

Flash Animation
YAŞAMIMIZDAKİ SÜRAT :

1- Hareket :
Bir cismin sabit kabul edilen bir noktaya göre zamanla yer değiştirmesine hareket denir. Cismin hareketi sırasında seçilen sabit noktaya başlangıç noktası veya referans noktası denir.
Bir cismin hareketli olup olmadığı seçilen başlangıç noktasına göre belirlenir. Cisim bir noktaya göre hareketli iken başka bir noktaya göre hareketsiz olabilir.
Evrende bulunan bütün cisimler hareketlidir. (Seçilen başlangıç noktaları ayarlanarak bütün cisimler hareketli olarak gözlenebilir).

Örnek :

• Otobüs içinde oturan yolcular, otobüs hareket halinde iken birbirlerine göre
hareketsizken, dışarıdan bakan bir gözlemciye, ağaca ya da yere göre hareketlidirler.
• Dünya üzerinde bulunan insanlar, Dünya’yı hareketsiz olarak görürler. Uzaydan Dünya’ya bakan gözlemci Dünya’nın hareket ettiğini gözleyebilir.
• Güneş, Samanyolu Galaksisi etrafında dolandığı için Güneş’te hareketlidir.

2- Yörünge :
Bir cismin hareketi sırasında izlediği yola yörünge denir. Cismin yaptığı hareketin çeşidi, yörüngesine göre belirlenir.
• Cismin yörüngesi düz ya da doğru şeklinde ise cismin yaptığı harekete doğrusal hareket denir.
• Cismin yörüngesi eğri şeklinde ise cismin yaptığı harekete eğrisel hareket denir.
• Cismin yörüngesi daire şeklinde ise cismin yaptığı harekete dairesel hareket denir.



Doğrusal Hareket Eğrisel Hareket Dairesel Hareket

SORU :

1- Uçaktan atlayan paraşütçülerin yeryüzüne doğru hareket etmesini sağlayan nedir?
2- Paraşütçünün yere düşünceye kadarki sürati hakkında ne söylenebilir?
3- Paraşütün açılması, paraşütçünün hareketini nasıl etkilemiştir?

1. Etkinlik : Neler Öğrenmiştik? (Çalışma Kitabı – 32)
Amaç : Ünite ile ilgili önceki yıllarda öğrenilen kavramların hatırlanmasının
sağlanması.
Yapılacaklar : • Verilen kavramlar, kavram haritasında uygun yerlere yazılır.

2. Etkinlik : Nereden, Nereye, Nasıl Geldim? (Çalışma Kitabı – 11)
Amaç : Öğrencilerin ünitenin başındaki ve sonundaki durumlarını karşılaştırarak
kendilerini değerlendirmelerini sağlamak. Ayrıca ünite ile ilgili ön bilgilerini hatırlayarak bu ünitede ne öğrenmek istediklerini ve öğrenmek istediklerine nasıl ulaşacaklarını belirlemek.
Yapılacaklar : • Çalışma kitabının 1. ünitesinde sayfa 11’deki 2. etkinlikteki tablo
kullanılır.
• Çizelgenin 1. bölümündeki sorular üniteye başlamadan cevaplandırılır.
• Ünitenin işlenişi sırasında neyi, ne kadar öğrendiklerinin farkına varmaları için 2. bölümdeki sorular cevaplandırılır.


3- Sürat :
Hareketli bir cismin belirli bir yolu ne kadar zamanda aldığını gösteren büyüklüğe sürat denir.
Bir cismin hareketi süresince aldığı toplam yolun, cismin toplam hareket süresine bölümüne sürat denir.
Bir cismin birim zamandaki aldığı yol miktarına sürat denir.
Bir cismin süratini, o cisme etki eden kuvvet etkiler.



NOT :

 1- Bir cismin sürati, cismin sadece cismin hareket süresine bağlı değildir. Hareketini daha kısa sürede bitiren cisim daha hızlı değildir. Cisimlerin süratleri karşılaştırılırken sadece zaman değil, zaman ve cismin aldığı yol değerlendirilir.
2- Rüzgarın süratini ölçmek için kullanılan araçlara anemometre denir.

4- Hareket Çeşitleri :

a) Düzgün Doğrusal Hareket (DDH) (Sabit Hızlı = Süratli Hareket) (SHH) :
Bir cismin sürati hareketi süresince değişmeyip sabit kalıyorsa ve cisim bir doğru boyunca hareket ediyorsa cismin yaptığı bu harekete düzgün doğrusal hareket veya sabit süratli (hızlı) hareket denir.
Sabit süratli harekette;
• Cisim eşit sürelerde eşit yollar alır.
• Cismin sürati hareketi boyunca değişmeyip sabit kalır.



Yol – Zaman Grafiği :
Hareketli, hareketi süresince eşit sürelerde eşit yollar alır ve bu nedenle sürati sabittir.
Hareketlinin yol – zaman grafiğinden sürati bulunur. Grafikten seçilen her hangi bir noktanın zaman ve yol eksenlerini kestiği noktalar bulunur. Bu noktalara karşılık gelen değerler sürat formülünde yerine yazılarak sürat hesaplanır.



Sürat – Zaman Grafiği :
Hareketli, hareketi süresince eşit sürelerde eşit yollar alır ve bu nedenle sürati sabittir. Zaman değişse bile sürat değişmez.
Hareketlinin sürat – zaman grafiğinden aldığı yol bulunur. Sürat – zaman grafiğinin altında kalan alan hareketlinin aldığı yolu verir.



b) Düzgün Hızlanan Doğrusal Hareket (DHDH) :
Bir cismin hızı hareketi süresince eşit zamanlarda eşit miktarlarda artıyorsa ve cisim bir doğru boyunca hareket ediyorsa cismin yaptığı bu harekete düzgün hızlanan doğrusal hareket denir.
Düzgün hızlanan doğrusal harekette;
• Cismin sürati eşit sürelerde eşit miktarlarda artar.

c) Düzgün Yavaşlayan Doğrusal Hareket (DYDH) :
Bir cismin hızı hareketi süresince eşit zamanlarda eşit miktarlarda azalıyorsa ve cisim bir doğru boyunca hareket ediyorsa cismin yaptığı bu harekete düzgün yavaşlayan doğrusal hareket denir.
Düzgün yavaşlayan doğrusal harekette;
• Cismin sürati eşit sürelerde eşit miktarlarda azalır.




1. Etkinlik : En Süratli Kim? (Ders Kitabı – 59)
Amaç : Öğrencilerin alınan yol ve geçen zaman değişkenlerini kullanarak hareketli
varlıkların süratlerini kontrollü bir deneyle yorumlamalarını sağlamak.
Yapılacaklar : • Araştırma sorusu sorulur.
Burcu, Mert ve Ali’den hangisi en süratli?
• Problemin çözümü için önerilerde bulunulur.
– Okul bahçesinde belirlenen mesafeyi en kısa sürede koşan en süratlidir.
– Farklı mesafeleri en kısa sürede koşan en süratlidir.
• I. Aşama;
Problemi Çözmek İçin;
– Okul bahçesinde 30–40 m’lik bir mesafe belirlenir.
– Bir kişi bu mesafeyi koşma süresini kronometre ile ölçer.
– Veriler deftere kaydedilir.
Koşan Öğrenciler Alınan Yol Geçen Zaman


– Kimin en süratli olduğuna nasıl karar verilir?
– Farklı mesafeler koşulsaydı en süratli olan nasıl belirlenirdi?
– En süratli olanın belirlenmesinde sadece zaman bakmak yeterlidir.
• II. Aşama;
Problemi Çözmek İçin Plan;
– Okul bahçesinde her öğrencinin koşması için 10, 20, 300 m’lik mesafeler belirlenir.
– Bir kişi 10 m’yi, bir kişi 20 m’yi, bir kişi 30 m’yi en kısa sürede koşmaya çalışır.
– Bir kişi bu mesafeleri koşma sürelerini kronometre ile ölçer.
– Veriler deftere kaydedilir.
Koşan Öğrenciler Alınan Yol Geçen Zaman

– Alınan yol ve geçen zaman kullanılarak kimin en süratli olduğuna karar verilmesi istenir.
– Verilere bakılarak en süratlinin kim olduğuna bu şekilde karar verilemez.
– Çizelgeye yeni bir sütun eklenir ve alınan yolun zaman bölünmesi istenir. Aynı işlem birinci aşama içinde gerçekleştirilir.
– En süratli olan kişi, aldığı yolun zamana bölünmesi sonucu en büyük olan kişidir.

3. Etkinlik : Bisiklet Yarışı (Çalışma Kitabı – 33)
Amaç : Öğrenilen bilgilerin yeni durumlara uygulanmasının sağlanması.
Yapılacaklar : • İki farklı durumla ilgili olarak verilen sorular cevaplandırılır.
• Birinci durumda yalnızca zaman değeri, kimin süratli olduğunu hesaplamak için yeterli değildir, alınan yolların da verilmesi gerekir.
• İkinci durumda süratin hesaplanması için zaman ve yolun bilinmesi, zamanı ölçmek içinde kronometre (saat) ve yolu ölçmek için de metrenin kullanılması gerekir.
4. Etkinlik : Birim Evimiz (Çalışma Kitabı – 33)
Amaç : Yol, zaman ve sürat birimleri arasındaki ilişkinin kavranmasının sağlanması.
Yapılacaklar : • Verilen boşluklar doldurulur.
• Sürat biriminin, yol ve zamana göre ifade edileceği gözlenir.

5. Etkinlik : Süratleri Bulalım (Çalışma Kitabı – 34)
Amaç : Sürat hesaplanmasının sağlanması.
Yapılacaklar : • Sorulardaki varlıklara ait yol ve zaman ifadelerinin kullanılarak sürat
değerleri hesaplanır.

6. Etkinlik : Sürat Çizelgesi (Çalışma Kitabı – 34)
Amaç : Süratin, çizelgede verilen yol ve zaman ifadeleri dikkate alınarak
hesaplanmasının sağlanması.
Yapılacaklar : • Farklı birimler kullanılarak verilen değerlerden sürat hesabı yapılır.

2. Etkinlik : Grafik Çizelim (Ders Kitabı – 61)
Amaç : Öğrencilerin alınan yol ve geçen zaman değerleri arasındaki ilişkinin grafik
kullanılarak gösterilmesinin sağlanması.
Yapılacaklar : • Etkinlikteki metin okutulur.
• Yol ve zaman değerlerini gösteren çizelge incelenir.
• Yol ve zaman doğru orantılıdır.
• Üçüncü saat sonunda alınan yol tahmin edilmeye çalışılır.
300 km yol alır.
• Üçüncü saat sonunda sürat tahmin edilmeye çalışılır.
Sabit.

NOT :

1- Sürat – zaman ve yol – zaman grafikleri, hareketle ilgili verilmeyen bir değer hakkında yorum yapılmasını sağlar.

7. Etkinlik : Grafik Çizelim (Çalışma Kitabı – 35)
Amaç : Grafik çizme becerilerinin yani verileri kaydetme ve işleme ile ilgili bilimsel
süreç becerilerinin geliştirilmesinin sağlanması.
Yapılacaklar : • Verilen çizelgeden faydalanılarak yol – zaman grafiği çizilir.
• Çizilen grafiklerden hangi aracın süratinin daha fazla olduğu belirlenir.
• Çizilen grafiklerden faydalanılarak sürat – zaman grafiği çizilir.

8. Etkinlik : Kedinin Hareketi (Çalışma Kitabı – 36)
Amaç : Yol – zaman grafiklerinin yorumlanmasının sağlanması.
Yapılacaklar : • Verilen grafikten faydalanılarak kedinin I, II ve III numaralı
bölgelerde hangi hareketi yaptığı belirlenir.
• Grafikten faydalanılarak zaman ve yol değerleri tabloya kaydedilir.


5- Hareket Enerjisi :
Hareket halindeki cisimlerin sahip oldukları enerjiye hareket enerjisi denir.
• Cisimler, sahip oldukları veya kazandıkları hareket enerjisi sayesinde hareket ederler.
• Cismin sürati hareket enerjisine bağlıdır ve doğru orantılıdır. Yani hareket enerjisi fazla olan cismin sürati de fazladır.
• Bir cisim, sahip olduğu hareket enerjisini bir başka cisme aktarabilir. Cismin sahip olduğu hareket enerjisini bir başka cisme aktarabilmesi için o cisme kuvvet uygulaması gerekir. Uygulanan kuvvet sayesinde cismin enerjisi aktarılabilir. (Kuvvet ve hareket enerjisi aynı kavramlar değildir).
• Cisim, kuvvet sayesinde hareket ettiği için cismin sürati de kuvvete bağlıdır. (Kuvvet ve hareket aynı kavramlar değildir).
• Hareket enerjisi fazla olan cismin sürati de fazladır ve sürati fazla olan cisim çarptığı cismi daha hızlı hareket ettirir. Bunun nedeni de cismin, çarptığı cisme daha fazla hareket enerjisi aktarmasıdır.

3. Etkinlik : Haydi Misketlerle Oynayalım (Ders Kitabı – 62)
Amaç : Hareket eden varlıkların enerjiye sahip olduklarının farkına varılmasının
sağlanması.
Yapılacaklar : • 8–10 adet bilye toplu olarak masanın üstüne konur.
• Başka bir bilye, durmakta olan bilyelere doğru gönderilir.
• Toplu halde duran bilyelerin hareketleri gözlenir.
• Hareketli cisimlerin sahip olduğu hareket enerjisi, cisim tarafından cismin çarptığı diğer cisimlere aktarılır ve diğer cisimler aldıkları hareket enerjisi ile hareket edebilirler.
• Sonuca Varalım Kısmında;
– Toplu duran bilyelerin durumundaki değişikliğin nedeni, hareketli bilyenin sahip olduğu hareket enerjisidir.

9. Etkinlik : Hareketli mi, Hareketsiz mi? (Çalışma Kitabı – 37)
Amaç : Hareket enerjisi kavramının pekiştirilmesinin sağlanması.
Yapılacaklar : • Etkinlikte verilen resimler incelenir ve hareket enerjisine sahip olan
ve olmayan varlıklar belirlenir.
• 3–4–6 hareket enerjisine sahiptir.
• 1–2–5 hareket enerjisine sahip değildir.
 

 

 
 
KONU : 2
 
SÜRAT NEDİR
 
                       


 
   
 
Bir hareketlinin hızı zamanla değişmiyorsa böyle harekete durağan (sabit) hızlı hareket ya da düzgün doğrusal hareket adı verilir.

 

Hareketli bir cisim için yer değiştirme ve yol kavramları günlük yaşantıda zaman zaman aynı anlamda kullanılır. Ancak, iki kavram birbirinden ayrıdır. Örneğin; bulunduğu konumdan 20 metre uzaklaşıp, yine aynı konuma gelen hareketlinin yer değiştirmesi sıfırdır. Hareketlinin aldığı yol ise
20 + 20 = 40 metredir.


Bir cismin hareketi sırasında izlediği yola yörünge denir. Hareketlinin yörüngesi doğrusal, dairesel, elips veya eğri biçimde olabilir.
Hareketli bir varlığın birim zamanda aldığı yola “SÜRAT” denir.

Buna göre süratı şu şekilde ifade edebiliriz.

Sürat = Alınan Yol/ Geçen zaman

Süratın birimi

Alınan yol      : metre (m)
Geçen zaman :  saniye (s)
Sürat           : metre/saniye (m/s)


Bir hareketlinin süratini hesaplayabilmemiz için;
• Hareketlinin aldığı yolu ve
• Bu yolu alması için geçen zamanı bilmemiz gerekir. SÜRAT “v” ile gösterilir. Vektörel bir büyüklüktür.

Sl birimine göre;

 yer değiştirmenin birimi metre, zaman birimi saniye alınırsa SÜRAT birimi metre/saniye olur.

Yer değiştirme km, zaman h olursa, SÜRAT birimi km / h olur.



 


 

 

KONU : 1    Maddenin Tanecikli Yapısı  NEDİR ?

Hava,su,dağlar,hayvanlar,bitkiler,vücudumuurduğumuz koltuk,kısacası en ağırından en hafifine kadar gördüğümüz ,dokunduğumuz ,hissettiğimiz herşey atomdan meydana gelmiştir.Elinizde tutuğunuz kitabın herbir sayfası milyarlarca atomdan oluşur.Atomlar öyle küçük parçalardır ki,en güçlü mikroskopla dahi bir tanesini görmek mümkün değildir.Bir atomun çapı ancak milimetrenin milyonda biri kadardır.

Bu küçüklüğü bir insanın gözünde canlandırması pek mümkün değildir.O yüzden bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım:

Elinizde bir anahtar olduğunu düşünün. Kuşkusuz bu anahtarın içindeki atomları görebilmemiz mümkün degildir.Atomları mutlaka görmek istiyorum diyorsanız,elinizdeki anahtarı dünyanın boyutlarına getirmemiz gerekecektir.Elinizdeki anahtar dünya boyutunda büyürse,işte o zaman anahtarın içindeki her bir atom bir kiraz büyüklüğüne ulaşır ve sizde onları görebilirsiniz.

Yine bu küçüklügü kavraya bilmek ve herseyin nasıl atomlarla dolu olabildigini görebilmek içinbir örnek daha verelim:

Bir tuz tanesinin tüm atomlarını saymak istedigimizi düsünelim.Saniyede bir milyar (1.000.000.000) tane sayacak kadar eliçabuk olduguuzuda varsayalım.Bu dikkate deger beceriye karsın bu ufacık tuz tanesi içindeki atom sayısını tam olarak tesbit edebilmek için besyüz yıldan fazla zamana ihtiyacımz olacaktır.

Peki bu kadar küçük bir yapının içinde ne vardır?

Bu derece küçük olmasına rağmen atomun içinde evrende gördüğümüz sistemle kıyaslayabileceğimiz derecede kusursuz bir sistem bulunmaktadır.

Her atom, bir çekirdek ve çekirdeğin çok uzağındaki yörüngelerde dönüp-dolaşan elektronlardan oluşmuştur.Çekirdeğin içinde ise proton ve nötron ismi verilen başka parçacıklar vardır.
 

KONU : 2    ELEMENTLER

ELEMENTLER :

Aynı cins atomlardan oluşan saf maddelere “element” denir.
Örnekler : Demir, bakır, gümüş, altın, oksijen, hidrojen, iyot ve karbon birer elementtir.

* Farklı cins atomlar içeren maddeler, element olamaz.
BİLEŞİKLER :

Aynı tür atomlardan oluşan maddelere element dendiğini öğrendik. O halde farklı cins atomlardan oluşan maddelere ne ad verilir?

Doğada; tuz, su, sabun, şeker, alkol gibi farklı cins atomlar içeren pek çok madde vardır. Farklı cins atomlardan oluşan saf maddelere “bileşik” denir.

MOLEKÜLLER :

Birden fazla atomun bir arada bulunduğu atom gruplarına “molekül” denir.

Moleküller 2’ye ayrılır :
• Element molekülü
• Bileşik molekülü


ELEMENT MOLEKÜLLERİ :

Aynı cins atomlardan oluşan moleküllere “element molekülü” denir.

Element moleküllerine örnekler :

BİLEŞİK MOLEKÜLLERİ :

Farklı cins atomlardan oluşan moleküllere “bileşik molekülü” denir.

 

KONU :3    MADDELER

a) Saf Madde :
Kendine özgü fiziksel ve kimyasal özellikleri olan, ayırt edici özellikleri bulunan ve bu ayırt edici özellikleri sabit olan maddelere saf madde denir.
Elementler ve bileşikler saf maddelerdir. Karışımlar ise (homojen ya da heterojen) saf madde değillerdir.

Örnek : Saf su bileşik, tuzlu su karışımdır. Saf suyun kaynama sıcaklığı sabit, tuzlu suyun kaynama sıcaklığı ise sabit değildir, karışımda bulunan tuz miktarına göre değişir.

b) Karışım :
İki ya da daha fazla farklı maddenin kendi özelliklerini kaybetmeden istenilen her oranda (miktarda) bir araya gelmesiyle oluşan maddeye karışım denir.

Örnek : Su – Tebeşir tozu, Su – Yağ, Su – Talaş, Su – Şeker, Su – Asit, Hava, Su – Tuz

2- Maddelerin Katı, Sıvı ve Gaz Olarak Sınıflandırılması :
Madde, doğada fiziksel özelliklerine göre katı, sıvı ve gaz olarak 3 halde bulunur. (Plazma ve likit kristalik hal 4. ve 5. hal kabul edilir). Madde hangi halde olursa olsun bütün maddeler taneciklerden oluşmuştur ve bu taneciklerin arasında boşluk bulunur.

a) Maddenin Katı Hali :





• Katı haldeki maddelerin belirli kütle hacim ve şekilleri vardır.
• Katı haldeki maddeyi oluşturan tanecikler birbirlerine sıkıca bağlıdır ve taneciklerin arasındaki boşluk çok azdır.
• Katı tanecikleri birbirlerine sıkıca bağlı oldukları için oldukça düzenli taneciklerdir.
• Katı tanecikleri arasındaki boşluk çok az olduğu için katılar sıkıştırılamazlar.
• Katı haldeki maddeyi oluşturan tanecikler sadece oldukları yerde titreşme hareketi yaparlar.
• Katı tanecikleri birbirlerine sıkıca bağlı oldukları için belirli şekilleri vardır ve sert cisimlerdir. (Molekül Çekimi=Kohezyon Kuvveti).
• Akışkan değildirler.


b) Maddenin Sıvı Hali :


• Sıvı haldeki maddelerin belirli kütle ve hacimleri olup konuldukları kabın şeklini alırlar.
• Sıvı haldeki maddeyi oluşturan tanecikler (arasındaki boşluk katılara göre fazladır) katılara göre birbirlerine daha zayıf bağlarla bağlıdır ve tanecikler birbirlerine daha uzaktır.
• Sıvı tanecikleri arasındaki boşluk katılara göre daha fazla olmasına rağmen sıvılar sıkıştırılamaz kabul edilirler.
• Sıvı tanecikleri hem titreşme hem de birbirleri üzerinden kayarak dönme hareketi yaparlar.
• Sıvı tanecikleri birbirleri üzerinden kayarak dönme hareketi yaptıkları için sıvılar akışkan maddelerdir.
• Sıvı tanecikleri katılara göre daha düzensizdir.

c) Maddenin Gaz Hali :



• Gaz halindeki maddelerin belirli kütleleri olup konuldukları kabı tamamen doldurarak kabın hacmini ve şeklini alırlar.
• Gaz halindeki maddeyi oluşturan tanecikler arasındaki boşluk katı ve sıvılara göre daha fazladır ve gaz tanecikleri birbirlerinden tamamen bağımsız olup gelişigüzel (rast gele) hareket ederler.
• Gaz tanecikleri arasındaki boşluk çok fazla olduğu için gazlar sıkıştırılabilirler.
• Gaz tanecikleri katı ve sıvılara göre daha düzensiz taneciklerdir.
• Gaz tanecikleri hem titreşme, hem birbiri üzerinden kayarak dönme hem de bulunduğu kabın duvarlarına çarparak sıçrama (difüzyon=yayılma) hareketi yaparlar.
• Gazlar da sıvılar gibi akışkan maddelerdir.

NOT :

1- Katı, sıvı ve gazların belirli kütleleri vardır.
2- Katı ve sıvıların belirli hacimleri olup, gazlar konuldukları kabın hacmini alırlar.
3- Katıların belirli şekli olup, sıvı ve gazlar konuldukları kabın şeklini alırlar.
4- Katı ve sıvı tanecikleri sıkıştırılamayıp gazla sıkıştırılabilirler.
5- Taneciklerin düzensizliği katılardan sıvılara, sıvılardan da gazlara gidildikçe artar.
6- Taneciklerin hareket enerjisi katılardan sıvılara, sıvılardan da gazlara gidildikçe artar.
7- Maddeler ısıtıldıklarında ya da soğutulduklarında maddelerde üç türlü değişiklik gözlenebilir. Bunlar;
• Sıcaklıkları değişimi.
• Hal değişimi.
• Boyut değişimi (Genleşme veya büzülme).
8- Katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerin ısı enerjisi etkisiyle bir halden diğerine dönüşmesine hal değişimi denir.







1. Etkinlik : Alışveriş Listesi (Çalışma Kitabı – 48)
Amaç : Öğrencilerin maddenin halleri ile ilgili ön bilgilerini tespit etmek.
Yapılacaklar : • Metin okunarak metne göre sorular cevaplandırılır.
• Çalışma kitapları değiştirilir ve cevapları kontrol edilir.
• Öğrenciler kendi yanlış ve cevaplarını kontrol eder.
• Ön bilgilerinde eksiklik varsa tamamlanır.

1. Alternatif Etkinlik : Haydi Gruplandıralım (Öğretmen Kitabı – 85)
Amaç : Öğrencilerin maddeleri görsel olarak katı, sıvı ve gaz hallerine göre
sınıflandırmalarını pekiştirmek.
Yapılacaklar : • Verilen maddeler tablolarda uygun yerlere yazılır.

2. Etkinlik : Nereden, Nereye, Nasıl Geldim? (Çalışma Kitabı – 48)
Amaç : Öğrencilerin ünitenin başındaki ve sonundaki durumlarını karşılaştırarak
kendilerini değerlendirmelerini sağlamak. Ayrıca ünite ile ilgili ön bilgilerini hatırlayarak bu ünitede ne öğrenmek istediklerini ve öğrenmek istediklerine nasıl ulaşacaklarını belirlemek.
Yapılacaklar : • Çalışma kitabının 1. ünitesinde sayfa 11’deki 2. etkinliktek. tablo
kullanılır.
• Çizelgenin 1. bölümündeki sorular üniteye başlamadan cevaplandırılır.
• Ünitenin işlenişi sırasında neyi, ne kadar öğrendiklerinin farkına varmaları için 2. bölümdeki sorular cevaplandırılır.

1. Etkinlik : Hangisi Sıkışır? (Ders Kitabı – 87)
Amaç : Maddenin farklı hallerinin sıkışabilme özelliklerini incelemek. Maddenin katı
ve sıvı hallerinin sıkışmadığını gaz halindeki maddelerin sıkışıp genleştiklerini görmelerini sağlamak.
Yapılacaklar : • Gazların sıkışma – genleşme özelliklerinden yola çıkarak maddenin
gaz halinde boşluk olduğu çıkarımı yapması istenir.
• Kullanılan şırınganın plastik kısmının esnek olduğu için demir parçasını sıkıştırırken plastik kısmın sıkıştığı, demirin sıkışmayacağı belirtilir.
• 15 mlt lik üç şırıngadan birine demir parçası atılır, birine hava çekilir, birine su çekilir.
• Şırıngaların ucu parmakla kapatılarak piston itilir ve ne olacağı tahmin edilir ve sonra gerçekleştirilir.
• Tahminler hazırlanan çizelgeye yazılır.
• Gözlem sonuçları hazırlanan çizelgeye yazılır.
• Tahminler ve gözlemler karşılaştırılarak çizelgeye yazılır ve açıklama yapılır.
• Sünger, pamuk gibi maddelerin sıkışmasına rağmen gaz olmadıkları belirtilir.
• Sonuca varalım kısmında;
– Şırıngadaki maddeler katı, sıvı ve gaz hallerinde bulunur.
– Maddelerin sıkışma özelliklerinin farklı olmasının nedeni tanecikleri arasındaki boşluk miktarının farklı olmasıdır.
– Gaz halindeki maddenin tanecikleri arasındaki boşluk miktarının fazla olması.
– Hava genleşebildiği için.
– Sünger, pamuk gibi maddelerdeki boşluklarda hava bulunur ve hava sıkışır.


2. Alternatif Etkinlik : Maddelerin Özellikleri (Öğretmen Kitabı – 87)
Amaç : Öğrencilerin madde konusunda ön bilgilerini ölçmek ve maddelerin
sıkışabilme özelliklerine dikkat çekmek.
Yapılacaklar : • Verilen şemanın içine katı, sıvı ve gazların ortak ve farklı
özellikleri yazılır.
• Bir balon, kavanozun içine girecek şekilde şişirilir ve kavanozun içine yerleştirilir.
• Diğer balonun ağzı kesilip kavanozun ağzına sıkıca geçirilir.
• Kavanozun ağzındaki gergin balon yukarı aşağı çekilerek kavanozun içindeki balonun hareketi gözlenir ve neler olduğu ile ilgili gözlem sonuçları kaydedilir.
• Aynı etkinlik kavanozun içine 20 mlt su konarak tekrarlanır.
• Kavanozdaki suyun hacminin değişip değişmediği gözlenir.
• Aynı etkinlik kavanozun içine taşlar konup tekrarlanır.
• Kavanozdaki taşların hacminin değişip değişmediği gözlenir.

Maddenin Tanınması Oyunu : (Ders Kitabı – 86)
Amaç : Maddenin halinin belirlenmesi.
Yapılacaklar : • Sınıfta dörder kişilik gruplar oluşturulur.
• Her gruptan gönüllü bir ebe seçilir.
• Ebe aklından bir madde tutar ve maddenin ne olduğunu kimseye söylemez.
• Diğer grup üyeleri ebeye madde ile ilgili cevabı “Evet, Hayır” olan sorular sorarlar.
• Grup üyeleri ebenin verdiği cevapları değerlendirip maddenin ne olduğunu bulmaya çalışırlar.
• İlk aşamada maddenin halini bulmak için bir tane soru yöneltilir.
• İkinci aşamada maddenin diğer özelliklerini belirlemek için ebeye üçer tane soru yöneltilir.
• Üçüncü aşamada maddenin çeşitli değişimlere uğraması sonucu (ısıtma, kırma, kesme, parçalama) ne gibi değişikliklere uğrayacağı sorulur.
• Doğru cevabı bulan ilk kişi oyunu kazanır.


3- Maddelerin Ortak Özellikleri:
Bütün maddeler için ortak olan ve maddeleri ayırt etmek için kullanılamayan özellilerdir. Kütle, hacim, eylemsizlik ve tanecikli yapı maddeler için ortak özelliklerdir.

a) Kütle :
Maddenin değişmeyen miktarına kütle denir. Kütle m sembolü ile gösterilir.

b) Eylemsizlik :
Bir cismin hareketine devam etme isteğine eylemsizlik denir. Bir cisim başlangıçta duruyorsa durmaya, hareket halinde ise hareketine devam etmek ister.

c) Tanecikli Yapı:
Bütün maddeler atom (veya bazen molekül) denilen taneciklerden oluşmuştur.

d) Hacim :
Bir maddenin boşlukta kapladığı yere hacim denir.


4- Maddelerin Sıkışma – Genleşme Özellikleri :
Doğada bulunan maddeler göründüğü gibi bütünsel (bütün gibi görünen) yapıda değildir. Doğada bulunan bütün maddeler taneciklerden oluşur ve bu taneciklerin arasında boşluk bulunur. Maddedeki tanecikler arasında bulunan boşluk miktarı maddenin haline göre değişir.
Katı haldeki maddeyi oluşturan tanecikler birbirlerine sıkıca bağlıdır ve taneciklerin arasındaki boşluk çok azdır. Katı tanecikleri arasındaki boşluk çok az olduğu için katılar sıkıştırılamazlar.
Sıvı haldeki maddeyi oluşturan tanecikler katılara göre birbirlerine daha zayıf bağlarla bağlıdır ve tanecikler birbirlerine daha uzaktır. Sıvı tanecikleri arasındaki boşluk katılara göre daha fazla olmasına rağmen sıvılar sıkıştırılamaz kabul edilirler.
Gaz halindeki maddeyi oluşturan tanecikler arasındaki boşluk katı ve sıvılara göre daha fazladır ve gaz tanecikleri birbirlerinden tamamen bağımsız olup gelişigüzel (rast gele) hareket ederler. Gaz tanecikleri arasındaki boşluk çok fazla olduğu için gazlar sıkıştırılabilirler.
Maddelerin sıkışma özelliği taneciklerinin arasında bulunan boşluk miktarına göre değişir. Maddenin taneciklerinin arasında bulunan boşluk miktarı da maddenin haline göre değişir. Katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerin taneciklerinin arasında boşluk bulunmasına rağmen gazların taneciklerinin arasındaki boşluk miktarı fazla olduğu için sadece gazlar sıkıştırılabilirler. Katı ve sıvı haldeki maddelerin taneciklerinin arasındaki boşluk miktarı fazla olmadığı için katı ve sıvılar sıkıştırılamazlar.
Gaz halindeki maddeyi oluşturan tanecikler sıkıştırılabildikleri için tanecikler serbest kaldıklarında tekrar genleşebilirler (eski hallerine geri dönerler). Katı ve sıvı haldeki maddeyi oluşturan tanecikler sıkıştırılamadığı için tanecikler serbest bırakıldıklarında tekrar genleşemezler.

NOT : 1- Sünger, pamuk, yün gibi maddeler sıkıştırılabilmelerine rağmen bu maddeler katı
haldedir. Maddelerin sıkıştırılabilmelerinin nedeni ise bu maddelerin yapısında bulunan boşluklarda havanın bulunması ve havanın sıkıştırılmasıdır. Hava sıkıştırıldığı için madde sıkıştırılmış gibi görünür.
2- Katı ve sıvı haldeki maddeler hal değiştirerek gaz haline geçebildikleri için katı ve sıvı haldeki maddeler de taneciklerden oluşur.
3- Günlük hayatta kullanılan yangın söndürücüler, mutfak tüpleri, toplar, deodorantlar sıkıştırılmış gaz içerirler.
4- Maddeler bütünmüş (tek parça) gibi görünmesine rağmen bütünsel yapıda değildir. Bina tuğlalardan, tuğlalar kum yığınlarından, kum yığınları kum taneciklerinden, kum tanecikleri atomlardan oluşurlar.
5- Katı iyodun alkol çözeltisi mikrop öldürücü (antiseptik) özellik taşır ve tentürdiyot olarak kullanılır. Ayrıca, iyot denilen madensel tuz vücut için gereklidir. Fakat iyot, kimyasal madde olduğu için doğrudan tüketilemez. Vücuda besinler yoluyla alınması gerekir. (Deniz ürünleri, tahıl, yumurta, et, süt, ve iyotlu tuzlarda bulunur). İyot eksikliğinde büyüme yavaşlar, zeka geriliği ve guatr hastalığı oluşur.
6- İyot – alkol çözeltisinde, alkolü oluşturan tanecikler iyodun çevresini sarar ve iyodun alkole dağılmasını sağlar. Çözünme olayında iyot, taneciklerine ayrılarak alkolün her tarafına yayılır ve böylece alkol renklenir. Alkolün renklenmesi, renkli iyot taneciklerinin alkolün her tarafına yayılmasının sonucudur ve katılar da bu nedenle taneciklerden oluşurlar.

SORU : 1- Maddelerin sadece sıkışma özelliği ile madde tanınabilir mi?
2- Şırıngadaki hava sıkışıyorsa hava, bütünsel yapıda mıdır?
3- İçinde hava varken sıkıştırılan pistonun serbest bırakıldığında eski konumuna gelmesinin nedeni nedir?
4- Hava bütünsel yapıda olsaydı, içinde hava varken sıkıştırılan piston serbest bırakıldığında eski konumuna gelebilir miydi?
5- Araçlarda kullanılan hava yastıklarında gazların sıkışma özelliğinden nasıl yararlanılır?
6- Araçlardaki hava yastıklarının yaşam açısından önemi nedir?
3. Etkinlik : Maddelerin Özelliklerini Bulalım (Çalışma Kitabı – 49)
Amaç : Maddenin halinin özelliklerinin belirlenmesinin sağlanması.
Yapılacaklar : • Verilen özellikler incelenerek maddenin hangi halinin bu özelliğe
sahip olduğunu tespit etmek.
• Bir özelliğin maddenin farklı hallerinde de bulunabileceği belirtilir.

4. Etkinlik : Şırıngadaki Hava (Çalışma Kitabı – 49)
Amaç : Maddenin bütünmüş gibi görünmesine rağmen taneciklerden oluştuğu fikrine
ulaşmalarını sağlamak.
Yapılacaklar : • Önce sıkıştırılmış havayı oluşturan tanecikler çizdirilir.
• Daha sonra pistonu çekilmiş şırıngaya, ilk şırıngada bulunan tanecikler çizdirilir. Bu taneciklerin sayısı ve büyüklüğünün önceki şırıngadakilerle aynı olmasına dikkat edilir.
• Gazların tanecikli yapıda olmasının ve tanecikler arasında fazla boşluk bulunmasının ne gibi yararlar sağladığı açıklanır.

5. Etkinlik : Maddeleri Modelleyelim (Çalışma Kitabı – 50)
Amaç : Maddelerin katı, sıvı ve gaz hallerini oluşturan taneciklerin
modellendirebilmelerinin sağlanması.
Yapılacaklar : • Evde kullanılan boncuk, ip, lastik gibi malzemelerle maddenin katı,
sıvı ve gaz hallerinin modelleri oluşturulur.

2. Etkinlik : İyot Dağılınca Ne Olur? (Ders Kitabı – 90)
Amaç : Katı maddelerin taneciklerden oluştuğunu gözlemlemek.
Yapılacaklar : • Sınıfın yapısı ve malzeme miktarına göre gruplar oluşturulur.
• İyot ve alkolün kimyasal madde olduğu için koklanmaması ve dokunulmaması gerektiği belirtilir. İyot pens veya spatula ile alınır.
• Deney yapılmadan sonucun ne olacağının tahmin edilmesi istenir.
• Katı iyottan kopan küçük parçaların alkolü renklendirmesi gözlenir ve iyot ile alkolün taneciklerden oluştuğu fikrinin oluşması beklenir.
• – Sıvının renklenmesinin sebebi nedir?
– Alkol içine atılan katı iyot aynı büyüklükte kalıyor mu?
– İyot, alkole konulduğu bölgede kalıyor mu?
• Alkole dağılan renkli maddenin iyot tanecikleri olduğu, taneciklerin iyottan koptuğu, bu taneciklerin görülemiyor olmasının iyodun da görünemeyen taneciklerden oluştuğu sonucuna ulaşılır.

3. Etkinlik : Şekere Ne Oldu (Ders Kitabı – 91)
Amaç : Katı maddelerin taneciklerden oluştuğunun fark edilmesini sağlamak.
Yapılacaklar : • Dereceli silindire yarısına kadar su konur ve suya şeker atılır.
• Şeker atılmadan su seviyesi işaretlenir.
• Şeker atıldığında su seviyesinin değişip değişmediğine bakılır.
• – Küp şeker aynı büyüklükte kaldı mı?
– Şeker suyun içinde nerede bulunuyor?
• Sonuca varalım kısmında;
– Şeker suda çözününce onu göremeyiz.
– Şeker çözündükten sonra dereceli silindirdeki su seviyesi değişmedi.
– Şeker tanecikleri, su taneciklerinin arasına girdi.
• Ders kitabındaki şekil inceletilir, şekerin suya konduğu ilk durum ve çözünmeden sonraki durumu karşılaştırılır.
• Su taneciklerinin şeker taneciklerinin etrafını sararak şeker taneciklerini birbirinden ayırdığı ve şeker taneciklerinin su taneciklerinin arasına girdiği belirtilir.
3. Alternatif Etkinlik : Bu Bardak Dolu mu? (Öğretmen Kitabı – 90)
Amaç : Çakıl ve kum tanesi ile maddeyi oluşturan tanecikler arasında
benzetme yapmak.
Yapılacaklar : • Bardağa çakıl taşları doldurulur.
• Çakıl taşı konan bardağa kum eklenip eklenemeyeceği sorulur.
• Çakıl taşı bardağı doldurduğu halde, kumun bardağa nasıl dolabileceği sorulur.
• Çakıl taşı ve kumun bardağı tamamen kaplayıp kaplamadığı sorulur.
• Bardağa su eklenip eklenemeyeceği denenir.

5- Atom :
Boşlukta yer kaplayan, hacmi, kütlesi ve eylemsizliği olan her şeye madde denir. Maddeyi oluşturan ve maddenin kendi özelliğini taşıyan en küçük yapı birimin atom denir. Katı, sıvı ve gaz halindeki maddeler atom denilen taneciklerden oluşmuşlardır. Atomun içerisinde de daha küçük tanecikler bulunur.
Canlı ve cansız varlıkların tamamı atomlardan oluşmuştur. Canlıların en küçük yapı birimleri olan hücreler, çok sayıda atomdan oluşan protein, karbonhidrat ve yağlardan oluşmuştur.
Atom küre şeklindedir ve elektrikli yapıya sahiptir. Atom, kelime anlamı olarak bölünemez, parçalanamaz anlamındadır. Atom, çıplak gözle ya da en gelişmiş elektron mikroskobu ile bile görülemez.
Atom, bir maddenin sahip olduğu bütün özellikleri taşır. Bu nedenle maddenin kütlesi varsa atomun kütlesi de vardır. Madde sürtünme, dokunma ya da etki yoluyla elektriklenirken elektron alıp verebiliyorsa atomda elektron alıp verebilir.




6- Atom Hakkında Ortaya Konan Görüşler ve Atom Teorileri :
Atom hakkında Democritus, Dalton, Thomson, Rutherford, Bohr ve De Broglie isimli bilim adamları ve filozoflar görüşlerini ortaya koymuşlar ve günümüzdeki atom modeli ortaya çıkmıştır.





a) Democritus Atom Teorisi :
Atom hakkında ilk görüş M.Ö. 400’lü yıllarda Yunanlı filozof Democritus tarafından ortaya konmuştur. Democritus, maddenin taneciklerden oluştuğunu savunmuş ve bu taneciklere atom adını vermiştir. Democritus, atom hakkındaki görüşlerini deneylere göre değil varsayımlara göre söylemiştir. Democritus’ a göre;
• Madde parçalara ayrıldığında en sonunda bölünemeyen bir tanecik elde edilir ve bu tanecik atomdur.
• Bütün maddeler aynı tür atomlardan oluşur.
• Maddelerin farklı olmasının nedeni maddeyi oluşturan atomların sayı ve dizilişi biçiminin farklı olmasıdır.
• Atom görülemez.
• Atom görülemediği için bölünemez.

NOT :

1- Democritus, Teos’ta doğmuş Anadol

288
0
0
Yorum Yaz